Madde madde Nâzım sansürü!

Nâzım’ın romanının sonundaki şiirin sansürlenerek yayımlandığını bulgulamamızdan sonra, romanı daha derinlemesine bir incelemeye tabi tutmaya yöneldik.

Yaptığımız inceleme sonucunda, romanda, şiirdeki “Komünistim” sansürü dışında 24 adet sansür daha tespit ettik.

Bu incelemede romanın birkaç dildeki basımlarını karşılaştırma yoluna gittik: YKY 2017 Ağustos, Fransızca (2002), Sofya 1964 (tekil basım), Sofya 1967 Toplu Eserler 7. Cilt ve SSCB 1964 Rusça basım.

Bu arada, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın bir inceleme-araştırma ödülü organizasyonu düzenlediğini öğrenmemiz üzerine, çalışmamızı 31 Ekim 2017 günü Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’na teslim ettik(*).

Bu çalışmada, Nâzım’ın romanıyla ilgili sansürlemeleri listelemenin yanı sıra, bu sansürlemelerin olası nedenleri, romanda ne gibi içeriksel, sanatsal kayıplara neden oldukları üzerine düşüncelere ve analizlere de yer verdik.

Söz konusu organizasyon 2018 yılının Ocak ayında sonuçlanacağından, ve bu sonuç beklenirken çalışmanın tamamına ve gerçekleştirdiğimiz değerlendirmelere yer vermemiz doğru olmayacağından; ancak öte yandan, romanın sansürlenmesi konusu artık bir toplumsal gündem maddesi haline de gelmiş olduğundan, burada, kamuoyunun, bu toplumsal gündemi sansürlemelere ilişkin somut verilerin  bilgisi ile takip etmelerini sağlayabilmek açısından sadece bulguladığımız sansürlere birer veri olarak yer veriyoruz (**).

Romandaki 24 yerdeki sansürleme şöyle  (“Komünistim” dizesi hariç):

1) Sofya 1964 basımında sayfa 8-9’da mevcut olan aşağıdaki pasaj

Verecekler. “Kürt isyanı vesile. En insafsız adamını, İsmeti, yeniden hükümete getirmek için, yeniden İstiklâl Mahkemeleri kurmak için, Mustafa Kemalin bulduğu vesile. Bu fırsattan istifade ederek, mazisinin öcünü de alacak İttihat ve Terakki’ye mânen sadık kalan bizlerden. Neden mi? Kendisi de İttihatçıyken umduğu mevki kendisine verilmedi diye. Politika böyledir. İnsan, inkâr ettiği eski partisine herkesten çok düşman kesilir. Tevkif ettirecek beni Mustafa Kemal, ettirecek, ayağımın azıcık sürçmesini bekliyor, azıcık…” Sokak kapısının önüne çıkınca Ahmedin gözleri kamaştı.

YKY basımında sayfa 9’da mevcut değildir ve bunun yerine bir […] vardır

2) Sofya 1964 basımında sayfa 63’de mevcut olan aşağıdaki sözcük:

Daha şehrin kapısında “namussuzlar” yuhalamış, taşa tutmuş Suphilerin yaylılarını”.

YKY basımında sayfa 71’de mevcut değildir ve bunun yerine bir […] vardır. (Sofya 1964 basımındaki “taşa tutmuş” ifadesi YKY basımında “taşa tutmuşlar” şeklindedir).

3) Sofya 1964 basımında sayfa 63’de mevcut olan aşağıdaki cümle:

Topal Osman’ın adamı. “Kemalin muhafız kumandanının”. Suphilerin motoru az açıldıktan sonra,

YKY basımında sayfa 71’de mevcut değildir ve bu cümlenin yerine bir […] vardır:

Topal Osman’ın adamı.  “[…]”  Suphilerin motoru az açıldıktan sonra,

4) Sofya 1964 basımında sayfa 66’da mevcut olan aşağıdaki sözcük,

Biz de ‘Kızıl Sendika’ diye bir dergi çıkarıp, Anadolu’ya, İstanbul’a yolluyoruz Lâz takalariyle.

YKY basımında sayfa 74’de mevcut değildir:

Biz de “Sendika” diye bir dergi çıkarıp, Anadolu’ya, İstanbul’a yolluyoruz Laz takalarıyla.

5) Sofya 1964 basımında sayfa 66’da mevcut olan aşağıdaki ifade,

şehit düşen yoldaşa,  arslan gibi bolşeviğe benziyormuşum, deseydi anlardım,

YKY basımında sayfa 75’de mevcut değildir ve bu ifadenin yerine bir […] vardır:

…‘şehit düşen yoldaşa,  […] benzermişim’, deseydi anlardım,

6) Sofya 1964 basımında sayfa 75’de mevcut olan aşağıdaki pasaj,

en yüksek toplum düzeni: Dünya komünizmi, ırkların birbirine karışması, sınırsız, hükümetsiz, sınıfsız tek dünyanın üstünde tek ırktan, tek milletten, komünist ırkından ve milletinden insan. Anuşka:

YKY basımında sayfa 85’de mevcut değildir ve bu pasajın yerine bir […] vardır:

en yüksek toplum düzeni: Dünya komünizmi […] Anuşka:

7)  Sofya 1964 basımında sayfa 80’de mevcut olan aşağıdaki ifade,

Moskovadan Kerimle beraber döndük. “Orak Çekiç gazetesinin ilk sayısını satıyoruz”.  Ayrı ayrı yerlerde satacaktık,  

YKY basımında sayfa 90’da mevcut değildir:

Moskovadan Kerimle beraber döndük. “Gazetemizin ilk sayısını satıyoruz”. Ayrı ayrı yerlerde satacaktık, 

8) Sofya 1964 basımında sayfa 80’de mevcut olan aşağıdaki ifadeler,

Bağıramayacağım gibime geliyor, Orak Çekiç! Yeni çıkan Orak Çekiç! diye bağıramayacağım. – Utanıyor musun?

YKY basımında sayfa 90’da mevcut değildir ve bu ifadeler yerine bir […] yer almaktadır:

Bağıramayacağım gibime geliyor, […] – Utanıyor musun?

9) Sofya 1964 basımında sayfa 81’de mevcut olan aşağıdaki ifade,

savura savura bağırmağa: – Orak Çekiç, yazıyor. Son haberleri yazıyor!

YKY basımında sayfa 91’de mevcut değildir:

savura savura bağırmaya: – Sosyalist gazete. Son haberleri yazıyor!

10) Sofya 1964 basımında sayfa 81’de mevcut olan aşağıdaki ifade,

çiselemeye başladı. – Yeni çıkan Orak Çekiç!  Ben de koltuğumdaki paketten bir gazete çıkardım.

YKY basımında sayfa 91’de yer almamaktadır:

çiselemeye başladı.  Yeni çıkan gazete! Sosyalist gazete! Ben de koltuğumdaki paketten bir gazette çıkardım.

11) Sofya 1964 basımında sayfa 81’de mevcut olan aşağıdaki ifade,

burunlarına sokuyor gazeteyi: – Orak Çekiç! Orak Çekiç! Aldıran yok.

YKY basımında ise sayfa 91’de mevcut değildir:

Burunlarına sokuyor gazeteyi: – Gazete, yeni çıkan sosyalist gazete! Aldıran yok.

12) Sofya 1964 basımında sayfa 81’de mevcut olan aşağıdaki ifade,

geçmez mi? – Orak Çekiç! Hay anasını,

YKY basımında sayfa 91’de mevcut değildir:

geçmez mi?  Gazete!  Hay anasını,

13) Sofya 1964 basımında sayfa 81’de mevcut olan aşağıdaki ifadeler,

Bütün Dünya işçileri birleşiniz? Bütün Dünya işçileri… Orak Çekiç – imdat ister gibi bağırıyorum – birleşiniz! Orak Çekiç! – Ver bakalım,

YKY basımında sayfa 91’de mevcut değildir:

Bütün Dünya işçileri birleşiniz? Bütün Dünya işçileri (imdat ister gibi bağırıyorum) birleşiniz! Gazete! Gazete! – Ver bakalım,

14) Sofya 1964 basımında sayfa 81’de mevcut olan aşağıdaki ifade,

böyle satardı. Ben o gün Köprüde 45 Orak Çekiç sattım, Kerim Kasımpaşada 225 tane satmış. Kızıl Meydana doğru ağır apır ilerliyoruz.

YKY basımında sayfa 91’de mevcut değildir:

böyle satardı. Ben o gün Köprüde 45 gazete sattım. Kerim Kasımpaşa’da 225 tane satmış. Kızıl Meydana doğru ağır apır ilerliyoruz.

15) Sofya 1964 basımında sayfa 82’de mevcut olan aşağıdaki sözcükler,

başlıkları, kızıl bayrakları, hem ayyıldızlı, hem ayyıldızsız kızıl bayraklariyle bizim Karadeniz uşakları.

YKY basımında sayfa 92’de yer almamaktadır:

başlıkları, […] bayrakları, hem ayyıldızlı, hem ayyıldızsız […] bayraklarıyla

16) Sofya 1964 basımında sayfa 82’de mevcut olan aşağıdaki pasaj,

sendikalara giriyor, Bolşevik Partisine üye olabiliyorlar. Meselâ ben, Türkiye uyrukluğundayım, ama kendimi gösterebilirsem Yüksek Sovyetlerin Başkanlığına bile seçilebilirim. Ne mükemmel şey anasını sattığımın, yeryüzünde kocaman bir toprak var. Sana orda: “Hangi dindensin, hangi millettensin, hangi uyrukluktansın?” diye sormuyorlar, “başka bir adamın sırtından geçindin mi, papazlık, imamlık ettin mi? Burjuva polisinde, jandarmasında çalıştın mı?” diye soruyorlar. “Aa”, dedin mi, uyrukluğun filan kimsenin umurunda değil, o koca toprağın orada doğmuş, büyümüşsün gibi, yerlisi oluyorsun. Ne güzel anasını sattığımın,

YKY basımında sayfa 93’de mevcut değildir:

…sendikalara giriyor. […] Ne güzel anasını sattığımın,

17)  Sofya 1964 basımında sayfa 85’de mevcut olan aşağıdaki ifadeler,

İsmail’in anasına İsmail’i övdü. Ben bu komünist milletini  çok eskiden tanırım, benim de bir bulaşıklığım oldu bu işe, namuslu çocuklardır, sen yüreğini sağlam tut, hanım teyze, günün birinde nasıl olsa kazanacaklar partiyi filan gibi laflar etti.

YKY basımında sayfa 95’de yer almamaktadır:

İsmail’in anasına İsmail’i övdü. Ben bu sosyalist milletini  çok eskiden tanırım, benim de bir bulaşıklığım oldu bu işe, namuslu çocuklardır, sen yüreğini sağlam tut, hanım teyze, günün birinde nasıl olsa  … […] ” filan gibi laflar etti.

18) Sofya 1964 basımında sayfa 86’da şu ifade yer almaktadır:

Kerim, 925’te, Köprüde Orak Çekici nasıl sattıklarını anlatıyor.

YKY basımında sayfa 97’de bu ifade yer almamaktadır:

Kerim, 925’te, Köprü’de gazetelerini nasıl sattıklarını anlatıyor.

19) Sofya 1964 basımında sayfa 90’da mevcut olan aşağıdaki cümle,

Arap biziz. Biz, dünya işçi sınıfı yaratacağız insanlara sınıfsız, sınırsız, hür kardeş dünyasını.  – Sen kendin çıkardın…

YKY basımında sayfa 101’de yer almamaktadır:

Arap biziz. […]– Sen kendin çıkardın…

20) Sofya 1964 basımında sayfa 90’da mevcut olan aşağıdaki uzun pasaj,

Sen o kadar çok girmesen olmuyor mu?

İsmail karşılık vermedi. Mırıldanmağa başladı en sevdiği marşı:

Yoldaşlar zındanda,

Taş duvar dört yanda,

Bizimle saflarda değiller.

Geldi kızıl gün hazır olsun mavzer.

Gayen için koş kavgaya proleter.

Gayen için koş

                       kavgaya

                                       proleter.

İsmail bir cigara yaktı.

YKY basımında sayfa 101’de yer almamaktadır:

Sen o kadar çok girmesen olmuyor mu? İsmail bir cıgara yaktı.

21) Sofya 1964 basımında sayfa 96’da mevcut olan aşağıdaki ifade,

Hay Allah kahretsin. Vay pezevenkler… Nasıl yakalandığını yazmıyor…

YKY basımında sayfa 108’de yer almamaktadır:

Hay Allah kahretsin. […] Nasıl yakalandığını yazmıyor…

22) Sofya 1964 basımında sayfa 97’de mevcut olan aşağıdaki cümle,

Yalnız sen değil, işin aslına bakarsan, ellerine bıçak verilen Türk köylüsü de yoktu, o bıçakla kestiler, ama yoktular. İşin doğrusu bu. Kafalarına giydirdiler jandarma üniformasını, yaptırdılar bu işi. – Ne de olsa, halkımın alnına sürülen kara leke.

YKY basımında sayfa 110’da yer almamaktadır:

Yalnız sen değil, işin aslına bakarsan, ellerine bıçak verilen Türk köylüsü de yoktu, o bıçakla kestiler, ama yoktular. İşin doğrusu bu. İşin doğrusu bu. […] – Ne de olsa, halkımın alnına sürülen kara leke.

23) Sofya 1964 basımında sayfa 114’de aşağıdaki şekilde yer alan pasaj,

Hani şair ne demiş?

Bu ordu senin ordun, bu ordu benim ordum,

Bu ordu Kızıl Ordu Emekçiler ordusu…

24) Sofya 1964 basımında sayfa 130’da mevcut olan aşağıdaki pasaj,

– Burjuvaları değil, anlıyorum

– Onlar adam değil bana göre, ne Türk, ne Rus, ne Fransız, adam değil.

– Bana göre de öyle.

Omuzlarımız birbirine değiyor.

YKY basımında sayfa 148’de sansürlenmiş şekilde yer almaktadır:

– Burjuvaları değil, anlıyorum

[…]

Omuzlarımız birbirine değiyor.

Bir Öneri

Nâzım’ın romanına ilk düzeltme bir bilim insanından…

Nâzım Hikmet'in Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim romanının sansürden kurtarılmasına ilişkin ilk düzeltme bir bilim insanından geldi...

X